26 07 2011

Vatan Kitap’ta Buket Uzuner’le Bir Gezinti

Vatan Kitap’ta Buket Uzuner’le Bir Gezinti Müthiş Tuhaf Bir Kadın: Leyla Erbil Buket Uzuner    “Yaralı doğar bütün insanlar, anlaşılmak, sevilmek, sevecenlik dilenir bütün ömrünce...” Muhalif ve uyumsuz, eleştirel ve dili uzun, farklı ve cesur, özgün ve hayali geniş. Üstüne üstelik de kadın! Kısaca, zeki ve atak, ayrıca güzel bir kadın. Fakat dikkat, bu özellikler bir kadını tehlikeli yapmak için yeter de artar. (Kimler için tehlikeli?) İşte bu tehlikeli kadınlar eğer bir de yazmaya başlarlarsa, artık dünyanın en sıkı, etkileyici ve güzel edebiyat eserleri bizi bekliyor demektir. Leyla Erbil, böylesi müthiş kadın yazarlarımızdan biridir ve edebiyatımızın ışığı her daim çakan deniz fenerlerindendir. Eserleri üzerine birçok makale, tez ve deneme yazılan Leyla Erbil’i asıl işi edebiyat araştırmacılığı olanlara emanet ederken, bendeniz, onu ilk gençlik yıllarında okuyan ve eserlerinden etkilenmiş kadın yazarlardan biri olarak, olsa olsa naçizane bendeki izleriyle Leyla Erbil’den bahsedebilirim, onun da adı: “Tuhaf Bir Kadın”dır. Bilenler bilir, ben hayatta tek bir mucizeye inanırım, o da, genç yaşta iyi öğretmen veya müthiş yazar ve sanatçılara (sağlam deniz fenerine) rastlamaktır! Leyla Erbil, 2002 ve 2004 yıllarında Türkiye PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel’e aday gösterildiğinde, iyi okur olmayı yalnızca popüler edebiyatın peşinde koşmak sananları adamakıllı şaşırtmıştı. O zaten şaşırtmayı hep sever! Dille oynamak, dili yeniden kurmak, kendi gerçeğinin izini sürmek konusunda kıyasıya cesur olmak, bedelleri ödemede cömert kalmak... Elbette anladınız: Leyla Erbil bizzat ‘unutuş’a kafa tutan yazardır. Öyle ki, yıllar boyu biyografisi ‘hi&cce... Devamı

26 07 2011

Vatan Kitap’ta Bir Gezinti: Yaza özel kitaplar

Vatan Kitap’ta Bir Gezinti: Yaza özel kitaplar Yaz geldi, geliyor derken temmuzu bulduk bile. Hâlâ çıkmadıysanız tatilinizde size iki kitap önermek istiyorum. Müge İplikci   Rehber kitap niteliğinde bir çalışması: “Ege ve Akdeniz’de Ölmeden Önce Yapmanız Gereken 101 Şey”. Temmuz ayı için önerebileceğim bir diğer da kitap Doğan Kitap’tan çıkan yeni bir roman. İbrahim Altun’un “Üç Kırık Kalp”i... Akdoğan Özkan’ın “Türkiye’de Ölmeden Önce Yapmanız gereken 101 Şey”le başlayan serisi bu kez tuzlu sulara, o sulardan yayılan yer yer medeniyet yer yer doğal yaşam izlerine bizleri kavuşturuyor ve benim gibi nicedir Ege ve Akdeniz’i gizli saklı köşeleriyle özlemekte olan kullara inanılmaz hayal kapıları açıyor. Kitabın bir diğer başlığı “Çanakkale’den Anamur’a En Güzel Tatil Aktiviteleri.” Kitapta yer alan başlıklardan ve bu başlıkların ait olduğu mekânlardan birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum: Kazdağları’ndaysanız “Bir Tavus Kelebeği’nin Peşinde Koş!” diyor size Özkan. Kula Manisa için önerisi “Osmanlı’nın Pastel Tonlarıyla Tanışmanız.” Çanakkale’de “Troyalı Kadınların Gözyaşlarına Bak!”manızı, Demre Antalya’da “Noel Baba’nın İlk Hediyesini Gör”menizi, Beyşehir Konya’da “Göller Bölgesi’ndeki Ahşap Huzuru Hisset”menizi, Bergama-İzmir’de “Helenistik Sanatın Başyapıtlarını Gör”menizi istiyor sizlerden. Kekova’da Akar Boğazı’nı kanoyla geçmek mi istiyorsunuz yoksa Söğütcuması’nda Likyalı Opramaos’un yaylalarına mı çıkmak istiyorsunuz, canınız Kemer Musa Dağı’nda Korsan Kr... Devamı

25 07 2011

KANUN DEVLETİ Mİ? HUKUK DEVLETİ Mİ?

KANUN DEVLETİ Mİ? HUKUK DEVLETİ Mİ? Uzun zamandır, ülkemizde Anayasa tartışmaları devam etmektedir. Ortak görüş “Anayasa’nın evrensel hukuk kurallarına göre değiştirilmesi” olmasına rağmen, hükümet bütün toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleşecek bir Anayasa değişikliğine yanaşmamaktadır. Bunun yerine var olan Anayasa’da değişiklik yapma yolunu benimsemektedir. Bu nedenle 102 madde değişmiştir. Aceleye getirilen ve kişisel özgürlükleri odak almayan bu değişiklikler, gereksinimlere yanıt vermemektedir.   Bunun son örneği, tutukluluk sürelerini 10 yıl olarak tamamlayan çeşitli bölücü örgüt, Cumhuriyet düşmanı, ya da adam öldürme suçu ile tutuklu bulunanların serbest kalmasıdır.   “ Şimdi Cumhuriyet’i savunanları hapishanede tutmaya karar verdiler. Ama domuz bağıyla boğup villaların bodrumuna gömen Hizbullahçıları, Ümraniye de polis arabasını tarayan şehit ve yaralı polislerin faili PKK’lıları serbest bıraktılar. Bir gecede değiştirilen yasa ile gerçekleşen bu olay yılbaşında yürürlüğe girdi. Ve vicdanlar sızladı.”   Yorum farklılıkları bu sonucu doğurmuştur. Oysa CMK’ nın değişen ilgili maddesi “tutukluluk süresinin 4 yıl olarak sınırlanmasını” öngörüyor. Anayasa’nın 90. maddesi ve Uluslar arası anlaşmalar, İnsan Hakları evrensel bildirgesi, uluslar arası hukuka uymayı öngörmektedir.   İleri Demokrasi vaadi ile oy toplayan hükümet bunun gereklerini yerine getirmiyor. Türkiye, giderek baskıcı, insan haklarından ve kişisel özgürlüklerden uzak Kanun Devleti’ne doğru g... Devamı

25 07 2011

Türkiye Cumhuriyetini Oluşturan Temel Dinamikler

Türkiye Cumhuriyetini Oluşturan Temel Dinamikler                                                                                          Prof. Dr. Sina AKŞİN   Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşumunda temel rolü olan dört dinamik, dört etken olduğunu düşünüyorum. Bu, şu anlama geliyor: Türkiye’ye ilişkin çözümlemeler yaparken bu dört etkeni hesaba katmak gerekir. Katmazsak, Türkiye tarihindeki herhangi bir olayı, gelişmeyi anlamamız zorlaşır. Belki de doğru dürüst anlayamayız. Olup bitenleri dört etkenin çerçevesi içine yerleştirirsek doğru çözümlemelere, doğru yargılara daha kolay ulaşabiliriz.   Birinci Etken:Türkiye Cumhuriyeti bir iç savaş kazanılarak kuruldu. Herkes I. Dünya Savaşının sonunda Türkiye’nin dört bir yandan saldırıya, istilaya uğradığını bilir. Güneydoğuda önce İngilizlerin, sonra Fransızların istilası söz konusuydu. Doğuda Ermeni ve Gürcüler Türkiye topraklarını işgal etmişlerdi. İstanbul ve Boğazlar İngiliz- Fransız- İtalyan işgali altındaydı. Batı Anadolu ve Doğu Trakya bir Yunan istilasına uğramıştı. Bağımsız bir Türkiye’nin kurulabilmesi için istila ve saldırıların son bulması gerekiyordu. Bilindiği gibi bu iş parlak bir biçimde Yunanlıların ağır bir yeni... Devamı

25 07 2011

Bir Utanmazlığın Perde Arkası

Emin ÇÖLAŞAN'ın 01 Temmuz 2011 Cuma günü Sözcü Gazetesinde çıkan yazısıdır.     Bir Utanmazlığın Perde Arkası   Sevgili okuyucularım, bugün size AKP medyasından iğrenç bir örnek daha vereceğim. Belki haklı olarak diyeceksiniz ki“Biz bunların utanmazlığına, sahtekarlığına, yalancılığına her gün tanık oluyoruz, sen hangi örneği vereceksin?!..” Şimdi biraz geçmişe dönüyorum. ŞeriatçıVakit gazetesi meşhur türban kararını veren Danıştay 2. Daire Başkan ve üyelerininresimlerini tek tek birinci sayfasında verip onları hedef gösterdi. Bu yayından etkilenen Alparslan Aslan isimli katil bir süre sonra, Mayıs 2006′da Danıştay’ı bastı, türban kararını veren başkan ve üyelerin odasına girip tabancasıyla ateş etmeye başladı. O sırada heyet toplantı halinde. Sonuç felaket:Bir üye ölüyor, başkan ve dört üye yaralanıyor. Danıştay’da büyük kargaşa yaşanıyor, kıyamet kopuyor. Sonradan vefat eden 2. Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin ağır yaralı olarak ambulansa bindiriliyor. Daire Başkanı, sonraki yıllarda Danıştay Başkanı seçilen Mustafa Birden ağır yaralı. Öteki üyeler çeşitli yerlerinden kurşun yemiş. O sırada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Danıştay Başvekili olan, daha sonra Danıştay Başsavcısı seçilen, emekli olduktan sonra Atatürkçü Düşüncü Derneği Başkanı olan ve iktidar yandaşlarının geçmişte de, günümüzde de her zaman tepkisini çeken Tansel Çölaşan (benim eşim) bir gece önce hastanede yatmakta olan annesinin yanında kalmış, sabah olayı televizyondan duyup hemen Danuştay’a geliyor. O aşamada Danıştay’ın ortalıktaki en yetkili kişisi olarak  olayı  ç... Devamı

25 07 2011

KIBRIS BARIŞ HAREKATI’NIN 37. YILDÖNÜMÜ

BUGÜN KIBRIS BARIŞ HAREKATI’NIN 37. YILDÖNÜMÜ   20  Temmuz  1974’ de  Türk  Silahlı  Kuvvetlerinin Kıbrıs Türklerine barış ve özgürlük getirmek amacıyla Ada’ya çıkarma yapmasının üzerinden geçen bunca sürede ne yazık ki Ada’da özlenen barış tam gerçekleşememiştir.   Rumların Türklerle bir arada yaşamak isteğinin olmadığı artık çıplak gözle görülebilmektedir. Ada Türklerini Rum Yönetimi’nin vesayeti altına alacak bir plan olan Annan Planını dahi Rum Yönetimi’nin yeterli görmeyerek reddetmesi aslında Kıbrıs Türkleri için şans olmuştur. Çünkü bu plana Türk halkı AB ve ABD ve tabi Türkiye kaynaklı “Yes be Annem” türü propagandalar sonunda “evet” demiş idi.   Bugün en azından Türkiye Hükümeti’nin gerçeği görüp AB ve ABD güdümlü Kıbrıs politikasından vazgeçmiş görünüyor olması, Ada Türkleri için yeni bir umuttur.   Aslında tüm dünyada yeni emperyalizm;  ülkeleri etnik temelde bölmeyi amaçlayıp gerçekleştirirken, Kıbrıs’ta siyasi ve askeri amaçları doğrultusunda çözümü engellemekte olması  ve Türklerin varlığını dışlayıp ısrarla bir Rum yönetimini tek çözüm görmesi anlaşılır bir durumdur.  Ama tek çözüm gerçek barış ( eşit statülü iki devlet) tır. Bunun dışındaki sözde çözüm önerileri gerçekçi değildir.   Rum Yönetimi Ada’nın tek ha... Devamı

25 07 2011

AMASYA GENELGESİNİN 92. YILDÖNÜMÜ

SÖYLEŞİ: ÜNSAL YAVUZ                                         AMASYA GENELGESİNİN 92. YILDÖNÜMÜ    Amasya Genelgesinin Ulusal Kurtuluş Savaşı sürecindeki yeri ve önemini Ankara Başkent Üniversitesi Devrim Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünsal Yavuzla konuşuyoruz. Ünsal Yavuz aynı zamanda Atatürkçü Düşünce Derneğinin Bilim Kurulu üyesidir. ( Elif Çuhadar)   E.Ç. -Hocam, Amasya Bildirgesi’nin 92. yıldönümünü kutluyoruz. Hiç kuşkusuz Bildirge, Cumhuriyet Tarihimiz açısından önemli bir kilometre taşını oluşturmaktadır. Hatta başlangıç işaretinin verildiği bir belgedir diyebiliriz. Kimi tarihçilerin vurguladığı gibi bir “İhtilal Bildirgesi“ olarak da değerlendirebiliriz. Bildirgenin hazırlanışı ve içeriğini irdelemeden önce, dilerseniz o günlerdeki ortamı değerlendirelim:   Ünsal Yavuz -  Mustafa Kemal Atatürk, ünlü Söylev’inin girişinde genel durumu en çarpıcı biçimde özetlemiştir. I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti imzaladığı (30 Ekim 1918) Mondros Ateşkes Belgesi ile altı yüzyıllık koskoca İmparatorluk siyasi varlık olmaktan çıkmıştır. Vatanın en stratejik noktaları işgal ve halk tutsak edilmiştir. Bu umutsuz durum 10 Ağustos 1920 tarihinde İstanbul Hükümeti’nin imzaladığı Sevr Antlaşması ile de pekiştirilmiştir.   Bu, Sanayi Devrimi’ni tamamlamış Batılı devletlerin yü... Devamı

25 07 2011

AMASYA GENELGESİNİN 92. YILDÖNÜMÜ

SÖYLEŞİ: ÜNSAL YAVUZ                                         AMASYA GENELGESİNİN 92. YILDÖNÜMÜ    Amasya Genelgesinin Ulusal Kurtuluş Savaşı sürecindeki yeri ve önemini Ankara Başkent Üniversitesi Devrim Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünsal Yavuzla konuşuyoruz. Ünsal Yavuz aynı zamanda Atatürkçü Düşünce Derneğinin Bilim Kurulu üyesidir. ( Elif Çuhadar)   E.Ç. -Hocam, Amasya Bildirgesi’nin 92. yıldönümünü kutluyoruz. Hiç kuşkusuz Bildirge, Cumhuriyet Tarihimiz açısından önemli bir kilometre taşını oluşturmaktadır. Hatta başlangıç işaretinin verildiği bir belgedir diyebiliriz. Kimi tarihçilerin vurguladığı gibi bir “İhtilal Bildirgesi“ olarak da değerlendirebiliriz. Bildirgenin hazırlanışı ve içeriğini irdelemeden önce, dilerseniz o günlerdeki ortamı değerlendirelim:   Ünsal Yavuz -  Mustafa Kemal Atatürk, ünlü Söylev’inin girişinde genel durumu en çarpıcı biçimde özetlemiştir. I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti imzaladığı (30 Ekim 1918) Mondros Ateşkes Belgesi ile altı yüzyıllık koskoca İmparatorluk siyasi varlık olmaktan çıkmıştır. Vatanın en stratejik noktaları işgal ve halk tutsak edilmiştir. Bu umutsuz durum 10 Ağustos 1920 tarihinde İstanbul Hükümeti’nin imzaladığı Sevr Antlaşması ile de pekiştirilmiştir.   Bu, Sanayi Devrimi’ni tamamlamış Batılı devletlerin yü... Devamı

24 03 2011

2011Ö Duygu Asena Ödülü Nevin Berktaş'a

2011Ö Duygu Asena Ödülü Nevin Berktaş'a Dünya Yazarlar Birliği PEN'in Türkiye Merkezi Yönetim Kurulu, 2011 PEN Duygu Asena Ödülü'nü emek ve insan hakları savunucusu yazar Nevin Berktaş'a verdiğini açıkladı. Cumhuriyet Haber Portalı İstanbul - Nevin Berktaş 5 yıl 8 ayı “hesap hatası ile fazladan” olmak üzere 22 yıl hapiste kalmıştı. 2007 yılında tahliye olduktan üç yıl sonra, 3 Kasım 2010 tarihinde, bu kez içeride yazdığı 12 Eylül zindanlarında yaşadıklarını ve tanık olduğu işkence ve zulmü dile getirdiği “İnancın Sınandığı Zor Mekânlar: HÜCRELER” adlı kitabından dolayı yeniden tutuklandı, yayınevi sahibine para cezası, Nevin Berktaş’a ise 10 ay hapis cezası verildi. Avukatları yazarın haksız yere yattığı yılları göstererek, bu yeni cezanın devletin yurttaşa borcuna mahsuben infaz edilmemesini talep etmesine rağmen Nevin Berktaş aylardır Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde tutuluyor. PEN Türkiye Merkezi Bektaş’ın yaşadıklarını özetleyen açıklamasında; “Dünya Yazarlar Birliği PEN gerek Türkiye Merkezi, gerek Almanya Merkezi ve gerekse Uluslararası Yönetimi ile Nevin Berktaş’ın yanında yer aldığını defalarca vurgulamıştır. Nitekim Hapisteki Yazarlar Komitemiz şubatta PEN Almanya’yı temsilen gelen yazarlar ile birlikte Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde bir basın toplantısı düzenlemiş, Berktaş’ın durumuna dikkat çekmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Nevin Berktaş’ı aklamış, Türkiye’yi 15 bin Euro tazminat ödemeye mahkûm etmiştir. Her ödül gibi bu ödül de temelde bir şükran ifadesidir. 2011 PEN Duygu Asena Ödülü’nü değerli yurttaş ve yazarımız Nevin Berktaş’a kişilikli ve güler yüzlü mücadelesine s... Devamı

24 03 2011

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizi

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 7 (1980- 1989)/ Ali ŞAHİN _____________________________________________________________________ VII. YENİLEŞME DÖNEMİ: 1980-1990 Işıl Özgentürk, Fazlı Yalçın, Cafer Hergünsel, Feyza Hepçilingirler, Nadir Gezer, Günseli İnal, Pınar Kür, Afşar Timuçin, İzzet Yaşar, Esma Ocak, Engin Karadeniz, Fuat Altınsay, Fatma Ü. Aren, Nursel Duruel, Sevda Kaynar, Kandemir Konduk, Ali İhsan Mıhçı, İsmet Tokgöz, Gürhan Uçkan, Hüseyin Akyüz, Erendiz Atasü, Mahmut Alptekin, Habib Bektaş, Ahmet Çakır, Güney Dal, Sulhi Dölek, Tarık Günersel, Zeynep Karabey, Cemil Kavukçu, Duran Yılmaz, Muzaffer Abayhan, Ülkü Ayvaz, Şükran Farımaz, İsmail Gümüş, Özcan Karabulut, İzzet Kılıçlı, Ayla Kutlu, Ayşe Kulin, Ahmet Önel, Lütfiye Aydın, Mehmet Güreli, Ahmet Yurdakul, Murathan Mungan, Feride Çiçekoğlu, Cengiz Ördersever, Semra Özdamar, Buket Uzuner, Gülderen Bilgili, Jale Sancak, Özgen Ergin, Ali Balkız, Mustafa Hakkı, Mario Levi, Kürşat Başar, Sezer Ateş Ayvaz, Mahir Öztaş, Süheyla Acar Kalyoncu, Ayfer Tunç, Ali Nurettin Gürses, Ayfer Coşkun, Süalp Çekmeci, Hatice Bilen, Ahmet Tulgar, Zeynep Aliye, Zeynep Ankara, Neşe Cehiz, Yavuzer Çetinkaya, A. Didem Uslu, Nurten Ay, Yurdaer Erkoca, Halime Toros, Atilla Şenkon, Emine Işınsı, Oya Baydar, Yeşim Dormen Müderrisoğlu, Perihan Nuray Tekin, Barlas Özarıkça, İzzet Harun Akçay, Fatoş Dilber, Dinçer Sezgin, Hasan Ali... Devamı