ÜSTÜME GELME İKİNDİ SERİNLİĞİ

17/5/2009 · Kategori: Siir

ÜSTÜME GELME İKİNDİ SERİNLİĞİ

 

üstüme gelme ikindi serinliği

eflatun gülüşün bende yok

karşı pencere gurbet

uzağımda avucum avucumda güvercin

masal sanmış gözlerini

uyusam uçacak

sizi de anlıyorum kızlar

yok sayarnam çapkın akşamları

sizin mi savrulan maviler

mevzi dışında nihayet

çoğalıp dağıldı yalnızlıklar

umudum tedirgin

kayboldu bildiğim kent

 

sana güzellik güneş kadar yakın

unutma ne olur unutursan utancım büyür

benim adımdı ışıkları yakan

karanlığa sığınan

günahlardı gün yanığı esmer

susunca isyanı inkara döner

 

deprem sonrası ağıtlar kapıları zorlar

adına göçmen demişler

döne döne ürkmesi acılardan

gözleri seğirir illa yavru

intihar erken değil mi

ayakları bir karış havada

ağzı karanlık çarmıh artığı mezar

sorsan da söylemezler yıkılır köprüler yeniden

sen miydin çoban yıldızı mıydı

ne yaptığım bile sorulmadı

filmin koptuğu yerde deniz vardı

yüreğim ağzımda üşümüş bunca akşamcı

sırtı bilenmiş bıçaklara dönük

kalbimi kalbine adadım

ayna tuttular korkuma birlikte güldük

unutur gibi oldum gözlerini

sahi yarım yamalak ellerin vardı

bir çığlığın içinden çıkmıştık

bacakların bacaklarıma değince

renkler alı al moru mor

utancı orda kalsa da kendi pişman

 

rengi gizemli bulutların

göçüp gitsen ne olacak

bu rüzgarlar estikçe

yaprakların mevsiminden önce

oturup düşününce neden kuruyordu

aşk ustaları tanrıyla pazarlıkta

serçe kadar yüreği

karardıkça kanadı yolunmuş

şehvet basıyor sokakları

kadınların sarhoşu da çekilmez

ilk kez sokağa çıkmış çocuk sayılır

uğultusu yeğin gecede genç

elleri memesinde kadının

fahişe demeye dilim varmıyor

düşlerime gülüyor üçü birden

ay çekilip gidiyor bıçağı belinde

birden mektuplar geliyor aklıma

çiçekli ezgili mektuplar

dağılıyor ayrılıklar

bu çocuk o, gülüşü süt liman

 

uzaklarda bir şarkı

dölyatağında gecenin

kime söylenir bilemem

ağıtlar bende nedense

yarım kalan tebessüm

 

öpememiş sevdiğini bile

kuşkulara yenik düşmüş

ay doğsa da olur doğmasa da

bilinmez bir zamandayım

sarışın bir ırmak gözlerin

ellerinin sıcaklığı yabancı değil

korkun çoğalmış yine

boğar aşkı bir kaşık suda

 

koparılmışsa dalında bir gül

aşk ihanete uğramıştır

 

aşk geldi eğildik

güvercin kondu dalımıza

kuşaktan kuşağa

acılara türkülendik

 

biri gelir biri gider

ölüm mü ihanet mi seçemedik

sevgi yüreğimize kazındı bir kez

koklanmış gülkurusuna döndük

uzak yakın farketmez

bize en yakın tanık sensin tarih

haksızlığa az mı direndik

 

Bekir KOÇAK, Gizemi Temmuzda Saklı, (s. 28-31)

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »